top of page

Catholic Daily Quotes

Público·11 miembros

46 lık kelimesinin anlamı ve tarihi


46 lık ne demek?




46 lık, Türkiye'de halk arasında akıl sağlığı yerinde olmayan, deli, çatlak, manyak gibi anlamlara gelen bir deyimdir. Bu deyimin kökeni Türk Ceza Kanunu'nun 46. maddesine dayanmaktadır. Bu maddeye göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendiremeyen kişiler cezai ehliyetten yoksun sayılırlar. Bu kişilere halk arasında "46 lık raporu var" denir ve genellikle dışlanır, küçümsenir veya alay konusu edilirler. Peki, 46 lık rapor nedir ve nasıl alınır? 46 lık olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir? Bu yazımızda bu soruların cevaplarını arayacağız.




46 lık ne demek


DOWNLOAD: https://www.google.com/url?q=https%3A%2F%2Ft.co%2FVd3fi19FvC&sa=D&sntz=1&usg=AOvVaw2LGBYRlwkO4cMdIHOhcIbw



46 lık kelimesinin kökeni




Türk Ceza Kanunu'nun 46. maddesi




Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 2005 yılında yürürlüğe giren yeni halinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendiremeyen kişilerin cezai ehliyetleri yoktur. Bu kişiler hakkında ceza verilmez, ancak tedavi edilmeleri için gerekli önlemler alınır. Bu madde TCK'nın 32. maddesidir. Ancak bu madde önceki TCK'nın 46. maddesiydi. Bu nedenle halk arasında bu kişilere "46 lık" denilmeye devam edilmektedir.


Halk arasında kullanımı ve anlamı




46 lık kelimesi, halk arasında genellikle hakaret veya küçümseme amacıyla kullanılır. Akıl sağlığı yerinde olmayan, mantıksız, saçma, garip, sıra dışı davranışlar sergileyen, toplum kurallarına uymayan, saldırgan veya tehlikeli olan kişiler için bu tabir kullanılır. Örneğin, "O adam tam bir 46 lık, herkesle kavga ediyor.", "Sen ne diyorsun ya, senin 46 lık raporun mu var?", "Bu filmdeki karakter çok 46 lık, hiçbir şey yapmadan zengin oluyor." gibi cümlelerde bu kelime görü lemektedir. Bu kelime, aynı zamanda, akıl sağlığı yerinde olmayan kişilerin kendilerini tanımlamak için de kullanabilirler. Örneğin, "Ben 46 lık biriyim, kimse beni anlamıyor.", "46 lık raporum var, bana dokunmayın." gibi cümlelerde bu kelime görülebilir. Bu durumda, bu kelime bir savunma mekanizması veya bir özgüven aracı olarak işlev görebilir.


46 lık rapor nedir ve nasıl alınır?




Deli raporu tanımı ve dereceleri




46 lık rapor, halk arasında akıl sağlığı bozukluğu olan kişilere verilen resmi bir belgeye verilen isimdir. Bu belgenin asıl adı "Adli Psikiyatri Muayene Raporu" veya kısaca "Deli Raporu" dur. Bu rapor, kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle cezai ehliyetinin olup olmadığını belirleyen bir rapordur. Bu rapor, adli makamlar tarafından istenirse veya kişi kendisi başvurursa verilir. Bu raporun verilmesi için kişinin bir psikiyatri uzmanı tarafından muayene edilmesi ve gerekirse testlere tabi tutulması gerekir. Bu rapor, kişinin cezai ehliyetini üç derecede değerlendirir:


  • Tam cezai ehliyet: Kişinin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirebildiği durumdur. Bu durumda kişi, işlediği suçtan tamamen sorumludur ve ceza alabilir.



  • Kısıtlı cezai ehliyet: Kişinin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kısmen algılayabildiği veya davranışlarını kısmen yönlendirebildiği durumdur. Bu durumda kişi, işlediği suçtan kısmen sorumludur ve cezası indirimli olarak uygulanabilir.



  • Cezai ehliyetten yoksunluk: Kişinin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya davranışlarını yönlendiremediği durumdur. Bu durumda kişi, işlediği suçtan sorumlu değildir ve ceza almaz. Ancak tedavi edilmek üzere bir akıl hastanesine sevk edilebilir.



Bu raporun sonucuna göre kişiye "46 lık raporu var" denmesi aslında yanlıştır. Çünkü bu rapor sadece cezai ehliyetten yoksun olan kişiler için geçerlidir. Tam veya kısıtlı cezai ehliyeti olan kişiler için bu rapor verilmez.


Deli raporu alma süreci ve şartları




Deli raporu almak için öncelikle kişinin adli bir olaya karışmış olması veya kendisinin veya yakınlarının başvurması gerekir. Başvuru sonrasında kişi, adli tıp kurumu veya yetkili bir hastane tarafından psikiyatri uzmanına sevk edilir. Psikiyatri uzmanı, kişiyi muayene eder ve gerekirse testlere tabi tutar. Bu testler arasında zeka testi, psikolojik testler, nöropsikolojik testler, beyin görüntüleme testleri gibi testler bulunabilir. Psikiyatri uzmanı, kişinin akıl sağlığı durumunu değerlendirerek bir rapor hazırlar. Bu raporda kişinin tanısı, tedavi önerisi ve cezai ehliyet derecesi belirtilir. Bu rapor adli makamlara sunulur ve kişinin durumuna göre bir karar verilir. Deli raporu alma süreci, başvurudan raporun verilmesine kadar yaklaşık 3-6 ay arasında sürer. Bu süreçte kişi, psikiyatri uzmanının takibinde olur ve gerekirse tedavi görür. Deli raporu almak için kişinin şu şartları sağlaması gerekir:


  • Kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya davranışlarını yönlendiremediği tıbbi olarak kanıtlanmalıdır.



  • Kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, fiili işlediği sırada mevcut olmalıdır. Fiilden sonra ortaya çıkan veya geçici olan akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, cezai ehliyetten yoksunluk sebebi sayılmaz.



  • Kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, kendisine veya başkalarına zarar verme potansiyeli taşımalıdır. Zararsız veya masum olan akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, cezai ehliyetten yoksunluk sebebi sayılmaz.



Deli raporu alan kişilerin hakları ve sorumlulukları




Deli raporu alan kişiler, cezai ehliyetten yoksun oldukları için işledikleri suçlardan sorumlu tutulmazlar. Ancak bu, onların hiçbir hakka ve sorumluluğa sahip olmadıkları anlamına gelmez. Deli raporu alan kişilerin bazı hakları ve sorumlulukları şunlardır:


46 lık raporu olanlar


46 lık raporu nasıl alınır